22 Ekim 2016 Cumartesi

Gallipoli Exhibition - Wellington'da Çanakkale Savaşı Sergisi



Bizim Gelibolu dediğimiz toprak parçası, İngilizce'de Gallipoli. Gallipoli İtalyanca bir kelime. İtalyanca'ya da Yunanca'dan geçmiş. Kallipolis, Yunanca'da güzel şehir anlamına geliyor.

Gelibolu ayrıca Osmanlı Devletinin Avrupa'da ilk yerleştiği toprak.

Bizim Çanakkale Savaşı dediğimiz, tüm zorlu koşullara rağmen Osmanlı'nın galibiyeti ile sonuçlanan bu savaş 1.Dünya Savaşındaki en önemli cephelerden biri. İşte İngilizler bu savaşa Gallipoli War diyor. İngiliz Krallığı güçleri ve kolonilerinin katılımı ile Osmanlı'ya karşı savaşan birliklerin amacı, ikiye bölünen dünya devletleri arasında, aynı grupta yer aldıkları Rusya'ya, boğazları geçerek yardım ulaştırmak. Osmanlı Devleti 1. Dünya Savaşının yenilenleri arasında yer alsa da, Çanakkale'de pek çok kayıba uğrasa da bu cepheyi muhteşem bir galibiyetle kapatıyor.

Bir savaşlar silsilesi ile Avrupa, Balkanlar, Türkiye ve Ortadoğu'nun yeniden düzenlendiği ve bu savaşların hepsine birden bir savaşmış gibi 1. Dünya Savaşı deniliyor. Belki yıkıcılığı ve uğrattığı hezeyanları tekilleştirilen, basitleştiren bir isim bu: Gelecek nesillere ki bugünden sadece birkaç kuşak öncesini neredeyse unutturmuş olan WW1, 1. Dünya Savaşı.

Bu büyük savaş elbette adının hakkını vererek dünyanın çeşitli bölgelerinde çeşitli etkiler yaratmış. İngiliz koloniliğinden daha birkaç yıl önce bağımsız devlet statüsü kazanmış Avustralya ve Yeni Zelanda da işte bu dünyanın öbür ucunda olup olan bitenden etkilenenlerden. Bu ülkelerden oluşturulan birliklere ANZAC adı verilmiş ve binlerce kilometre öteye ölmeye ve öldürmeye gönderilmişler. Daha yeni bağımsız bir ülke olmuş bu ülkelerin kendilerini bir ülke gibi hissetmelerine yol açan bu savaş, Gallipolu War'ın (Çanakkale Savaşı) bu ülkelerdeki önemi çok büyük.

Wellington'daki Te Papa müzesinde Gallipolu War sergisi - Bizim Savaşımız alt başlığı ile sunuluyor ve her gün yüzlerce ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor. Sergideki devasa asker heykelleri, savaşta ölenlerin isimleri, o dönemin politikacı ya da askerlerinin sözleri, ortamı hissedebilmeniz için oluşturulmuş patlama seslerini duyuran ve bir savaşın korkunçluğunu gösteren odalar, en eski video ve fotoğraf kareleri, Mustafa Kemal sözleri ve fotoğrafları, savaş cephesini gösteren maketten harita, herşey ama herşey gerçekten çok etkileyici.

İmkanı olan herkese bu sergiyi gezmelerini tavsiye ederim. Gidemeyecekler için burada sergiden bazı fotoğraflar bulabilirsiniz.

Gallipoli War Exhibition - Wellington Te Papa Museum - photos by Sevgi Ikinci
Gallipoli War Exhibition - Wellington Te Papa Museum - photos by Sevgi Ikinci

Gallipoli War Exhibition - Wellington Te Papa Museum - photos by Sevgi Ikinci



16 Ekim 2016 Pazar

Yeni Zelanda'nın Simgesi - Kiwi Kuşu

Yeni Zelanda'ya özgü Kiwi Kuşu, aynı zamanda ülkenin simgesidir ve buradan yola çıkarak tüm Yeni Zelandalılar da Kiwi olarak anılır. Maori, Avrupalı ya da sonradan yerleşenler de bu adlandırmaya dahil edilir.

Kiwi kuşu, yaklaşık tavuk büyüklüğünde, ormanların karanlık kuytularında yaşayan, gözleri pek iyi görmeyen ve uçamayan bir kuş türüdür.

Dünyanın vücuduna oranla en büyük yumurtasını yapan kuşu olma özelliği vardır ve maalesef beş türünün çoğu yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Yeni Zelanda topraklarına gelen sömürgecilerin ülkede ciddi orman kıyımı ve getirilen memeli hayvanlar, Kiwi kuşlarının hayatını tehlikeye atan başlıca nedenlerdir.

Kiwi, Maorice bir sözcüktür ve kuşun çıkardığı sesten yola çıkılarak ona kiwi denmiştir.

Ayrıca Kiwi kuşu ile ilgili bir de Maori masalı vardır: Ormanların tanrısı Tanemahuta çocuklarını, yani ağaçları böceklerin yediğini fark eder ve kardeşi kuşların tanrısı Tanehokahoka'dan yardım ister. Tanehokahoka çocuklarına yani kuşlara böcekleri yeyip ağaçların yok olmalarını engellemeye kim gelir diye sorar. Bütün kuşlar çeşitli bahanelerle yardım etmeyi red eder. Sadece kiwi kuşu güneş ışığından vazgeçip ormanın karanlığında yaşamayı kabul eder. Bunun üzerine Tanehokahoka 'Sen ki bu iyiliği yaptın, kuşların en çok bilineni ve en çok sevileni sen olacaksın.' der.

Kiwi kuşu koruma altında ve üremesi, çoğalması için çok büyük çaba sarfediliyor. Kiwi kuşunun doğada görülebileceği yerler sınırlı da olsa var. Ancak şanslıysanız hayvanat bahçelerinde de bu kuşu görebilirsiniz. Şanslıysanız diyorum, çünkü karanlık kuytu yuvalarından çıkmayı pek sevmiyorlar.

Aşağıdaki linkten sevimli Kiwi kuşunun hüzünlü animasyonunu izleyebilirsiniz.



https://www.facebook.com/yenizelandadayasam/
https://www.instagram.com/sevgininfotogunlugu/

Te Papa Müzesi - Wellington

Te Papa Museum, Yeni Zelanda'nın Başkenti Wellington'da Sehir merkezinde, deniz kenarında kurulu harika bir müze.

Te Papa Museum - Deniz Yaratıkları bölümünün girişi - Photo by Sevgi
Yıllar önce İstanbul'da arkeoloji müzesini gezerken düşünüyordum. Bu kadar kırık kaseyi, çömleği ve yapıldıkları dönemleri iletmek müzeleri herkes için ilginç bir yer yapmıyor. Bir kasenin yapılış şeklinin, yapılmasının ve kullanılmasının bize ne gösterdiğini de iletseler ne güzel olur. Keşke sunumları biraz daha renkli, canlı, farklı yöntemlerle yapsalar da müzeler daha çok ilgi çekse.

Müzeler halihazırda ilgi çekici mekanlar ama onu herkesin ilgisini çekecek hale getirmek! İşte iş bu!

Deniz yaratıkları bölümündeki çocuk alanında bir kaplumbağa iskeleti

Te Papa'yı özel kılan belki de bu anlayış; müzeyi herkesin, özellikle de çocukların ilgisini çekecek hale getirmek. Çocuklar için düzenlenmiş bir iki bölüm yok, müzenin her bölümünün bir de çocuklar bölümü var. Bu bölümde çeşitli aktiviteler ve öğretici materyaller de mevcut. Eğer çocuğun konuya ilgisi varsa, orada bunu geliştirecek araçları burada bulması kolay. Herşey öğrenmek isteyenler için. Üstelik müzenin tüm bu bölümleri ücretsiz.

Çocuklarınızla her hafta buraya gelip her hafta başka bir bölümde zaman geçirebilirsiniz. Ama yalnız çocuklar değil herkesin bu müzeyi mutlaka gidip görmesini tavsiye ederim.

Aşağıdaki videoda dünyanın en büyük mürekkep balığı diğer adıyla kalamarı görebilirsiniz. Bu mürekkep balığı, Yeni Zelanda'nın bilim adamları ve balıkçılarının 2007 yılında Antarktika'daki bir gezisi sırasında yakalanmış. 4,5 metre boyunda dev bir canlı.


Müzenin içinde tiyatro var ve belli saatlerde çocuklara özel, çocukların da katılımı sağlanan tiyatro oyunları sahneleniyor. Aşağıdaki fotoğraf da bu sahnedeki bir oyundan.



Yeni Zelanda - Flat White Ülkesi

Yeni Zelanda ve Avustralya, İngiliz kolonileri olduğundan daha çok sütle içilen çay ülkeleriyken son yirmi, otuz yılda gelişen kahve endüstrisi ile bu ülkeler en iyi kahve yapan kafeleri, kahve yapımı ve süslemesi yarışmaları ile artık kahveleriyle de adlarını duyuran ülkeler.

From a cafe in Auckland - photo by Sevgi
Yaptıkları işe sanat olarak bakan herkesin yapacağı gibi kahve işi de sanata dönüşmüş. Nerede yetişen kahve, ne kadar oranda birbirine katılırsa, ne kadar kavrulup ne kadar bekletilirse daha kaliteli ve lezzetli kahve üretilir? Kavrulmuş kahveyi öğüttükten ne kadar sonra o kahve hala kullanılabilir? Sütü ne kadar ısıtmalı, kahveyi ne derece sıkıştırmalı, kahveden geçecek suyu ne kadar süzmeli ki sonunda müşteri ''Oh be, kahve içiyorum!'' desin? Ve son olarak kahvenin üzerine çizeceğim sütle çizeceğim resmi hangi hızla yapmalıyım ki, hem güzel bir desen yaratayım, hem de kahve soğumadan müşteriye ulaşsın?

İşte modern dünyanın dertleri :)

Dünyada her hangi bir ülkede, kahve içmek istediğinizde karşılaşacağınız seçenekler ülkesine göre farklılık gösterebilir. Örneğin Amerika'da her yerde filtre kahve bulabiliyorken, Fransa'da long black-espresso üstune eklenmiş sıcak su ile elde edilen kahve- kahve esas kahve seçeneğidir.

İşte Yeni Zelanda'ya geldiğinizde de bu kahve seçeneği yaldızlarıyla flat white'dır. Kahve makinesinden süzülmüş espressoya ısıtılırken köpürtülmüş sütün eklenmesiyle elde edilir. Latte'den farkı ise latte de sütün, flat white da kahvenin daha yoğun olmasıdır. Usulen flat white daha küçük kahve kabında ikram edilir. Ancak pek çok kafede büyük fincanlarda da flat white sunumu yapılmaktadır.

Flat White'ın nereden çıktığına dair Yeni Zelanda'dan ve Avustralya'dan hikayeler var. Pek çok komşu ülke gibi Avustralya ve Yeni Zelanda da bazı konularda kendi öncülüklerini savunuyor. Burada benim söyleyeceğim söz şudur; lezzetin nereden çıktığına bakma, keyfine bak!

Klasik kahve deseni - Olaf's Mt Eden - photo by Sevgi

https://www.facebook.com/yenizelandadayasam/
https://www.instagram.com/sevgininfotogunlugu/

3 Ekim 2016 Pazartesi

Yeni Zelanda'nın Yüzölçümü / Büyüklüğü nedir?




Yeni Zelanda, Pasifik Okyanusunda bir ada ülkesi olup 268,021 km2 yüzölçümüne sahiptir.
2016 yılındaki tahmini nüfusu 4,7 milyondur.




Yeni Zelanda'nın yüzölçümü Japonya ve Birleşik Krallığa yakındır, arayı açan nüfus yoğunluğudur.





Japonya, 377,972 km2 yüzölçümü ile 127,3 milyon insana ev sahipliği ederken,
Birleşik Krallık 243,610 km2 büyüklüğü ile 64,1 milyon nüfusa sahiptir.


























https://www.facebook.com/yenizelandadayasam/
https://www.instagram.com/sevgininfotogunlugu/

18 Ağustos 2016 Perşembe

Yeni Zelanda'nın Hangi Şehrine Gidelim?

Yeni Zelanda, çok büyük ve seçeneklerle dolu bir ülke gibi görünmese de bu soru bilmediğimiz yerlerle ilgili aklımızdadır. İyi de hangi şehir, kasaba?

Kararımızı vermeden önce kendimize ufak bir anket yapmakta, kendimizi tanımakta mutlak fayda var. Kalabalığı ve insanları seviyor muyum? İçmeyi, sosyalleşmeyi mi, nispeten ufak bir yerde yaşayıp herkesi tanımayı mı tercih ederim? Yoksa bir yere uzun süre dayanamayanlardan mıyım?
Sorun kendinize, bakalım cevaplar sizi nasıl yönlendirecek?

Ben şöyle derdim mesela: ''Ben şehir insanıyım. Arkadaşlarımla dışarı çıkabilmeli, sinemaya, tiyatroya, festivale de gidebilmeliyim ama şehir gürültüsüne katlanamıyorum. Bunun yanında doğayı çok seviyorum, icabında bahçeme birşeyler ekebilmek isterim.''

Hayalim bana çok uçuk geliyordu ama değilmiş. Auckland'ın Mt Eden semtinde yaşıyorum. İstersem şehir merkezine 45 dakikada yürüyebilirim. Şehirde ulaşmak isteyeceğim herşey pek yakınımda ve bununla beraber evin arkasındaki küçük bahçeye roka ve taze soğan ektim. Sokağımız ağaçlarla, ağaçlar kuşlarla dolu. Şehir gürültüsünden eser yok.

Tabi eklemem gerek Auckland çok büyük bir şehir değil. İstanbul, İzmirle karşılaştırma kabul etmez.

Wellington ve Christchurch ve hatta Hamilton da, Auckland gibi şehrin ve sakinliğin yaşanabileceği yerler.

Yeni Zelanda Eğitim Bakanlığı, Yeni Zelanda'ya öğrenci olarak gelenlere kolaylık sağlamak üzere şu linkten www.studyinnewzealand.govt.nz/live-work/explore-nz ulaşabileceğiniz haritayı hazırlamış.

Linke tıkladığınızda aşağıdaki ekranı göreceksiniz. Soldaki kısma hangi konuda öğrenim görmek istediğinizi ve nasıl bir hayat tarzınız olduğunu ilettiğinizde haritadan size seçenekler veriyor ve bu seçeneklere tıklayarak yerleşim yerleri hakkında bilgi edinebilirsiniz.
Verdikleri kira tutarları bana biraz normalden pahalı geldi ama daha detaylı kira araştırması için trademe sitesinden faydalanabilirsiniz.



Umarım bilgiler işinize yarar.
Kolay olsun gününüz.

https://www.facebook.com/yenizelandadayasam/
https://www.instagram.com/sevgininfotogunlugu/

25 Temmuz 2016 Pazartesi

Yeni Zelanda'ya Gelmenin Yolları


Bridal Veil Falls - Raglan - New Zealand
Bir ülkede immigration yani göçmenlik bürosu bulunması, elbette bu ülkenin insan gücüne olan ihtiyacını gösterir. Ancak bu ülkeler, eğitimli, sağlıklı, becerikli kimseleri seçmek isterler. Bunun karşılığında vaatleri ise standart ve nispeten güvenli bir yaşamdır.

Eğer yurtdışında yaşamayı ya da eğitim almayı düşünüyorsanız, üzerine düşünmeniz gereken pek çok konu olacaktır. Aşağıda size yolunuzu bulmanızda yardımcı olabilecek bazı bilgilendirmeler bulabilirsiniz.

Eğer 30 yaşın altında ve üniversite mezunu iseniz;
Work & Holiday vize sizin için en uygun olanı. Bununla ilgili detaylı yazı için linki tıklayınız. http://yenizelandadayasam.blogspot.co.nz/2016/01/yeni-zelandaya-work-vize.html

Student / Öğrenci vizesi ile gelmek;
Türkiye'de yurtdışı eğitim danışmanlığı veren pek çok kuruluş var. Bu kuruluşlar ücretsiz danışmanlık hizmeti veriyorlar. Bu şirketler aracılığıyla sadece dil kursuna değil, bu ülkelerde ihtiyaç duyulan alanlarda eğitim alabileceğiniz okullara da gidebilirsiniz. Hatta bu tür okullara gitmek eğer bu ülkelerde iş bulmak istiyorsanız sizin için daha faydalı olacaktır.
Edit : artık ben de eğitim danışmanlığı konusunda yardımcı oluyorum. Dil eğitimi, meslek okulları ile yüksek öğrenim kurumları hakkında bana da danışabilirsiniz. Bu blogun sonunda email adresimden benimle bağlantıya geçebilirsiniz.

Çalışma vizesi ile gelmek;
Bunun için elbette yeterli İngilizcenizin olması ve iyi bir CV'nizin de bulunması önemlidir. Bazen çok büyük kurumlarda tecrübeniz olmasa da, beceriniz bu ülkelerde aranan bir nitelik olabilir. İş aramak ile ilgili daha fazla ayrıntı için şu yazıya bakabilirsiniz. http://yenizelandadayasam.blogspot.co.nz/2016/07/yeni-zelanda-ve-avustralyada-is-bulmak.html

Oturum başvurusunu bulunduğunuz yerden yapmak;
Yine diliniz, eğitiminiz, bu ülkede aranan özelliklere sahip olmanız gibi niteliklerinizle Yeni Zelanda'ya gelmeden oturum başvurusunda bulunabilirsiniz. Unutmayın, bu başvuruyu yapabilmek için İngilizcenizin yeterliliğini göstermek üzere IELTS General English genel ortalamanızın 6,5 olması gereklidir. 55 yaşın altındakiler bu kategoriden başvuru yapabilir. Daha detaylı bilgi için Yeni Zelanda'nın göçmenlik sayfasına şu linkten ulaşabilirsiniz. https://www.immigration.govt.nz/new-zealand-visas/options/live-permanently

Turist vizesi ile gelmek;
Özellikle biraz İngilizcesi olan ancak İngilizceleri bir iş bulmak için yeterli olmayanlar için turist vizesi de bir seçenek olabilir. Yeni Zelanda, turist vizesi ile 3 aya kadar dil okuluna gidilmesine izin vermektedir. Turist vizesi ile ülkeye gelir, okulları burada araştırır, size en uygun olana kayıt olabilir, okul bitiminde de eğer bir meslek okuluna gitmek istiyorsanız, vizenizi öğrenci vizesine çevirebilirsiniz. Benim önerim 4 aylık turist vizesine başvurulup, üç ay İngilizce kursu, diğer bir ay da ülkenin gezilmesi olarak planlanması olur. Bu benim görebildiğim en ucuz yöntem olmasına rağmen vizenizin kısa süreli olması ve vizenizi bu süre sonunda yenileyememe risklerini içerir. Ayrıca, turist vizesiniz olduğu sürece çalışma izniniz yoktur. Öğrenci olduğunuzda ise haftalık 20 saat, okul tatillerinde ise 40 saat çalışabilirsiniz.

İş kurarak gelmek;
Ülkeye yatırım amacıyla gelmek isteyenler şu linkten kendilerine gerekli bilgiye ulaşabilirler; https://www.immigration.govt.nz/new-zealand-visas/options/start-a-business-or-invest

https://www.facebook.com/yenizelandadayasam/
https://www.instagram.com/sevgininfotogunlugu/

20 Temmuz 2016 Çarşamba

Yeni Zelandalı Yönetmen : Taika Waititi

Çağdaş Yeni Zelanda ve sineması ile ilgili bilgi edinmek isteyenler Taika Waititi filmleri ile başlayabilirler.
Yeni Zelanda'nın kendine özgü karanlık bir komedisi olduğu söylenir. Bu kendine has komediyi Waititi'nin filmleri ''Eagle vs Shark'' ve ''What We Do in the Shadows''da görebilirsiniz.
''Boy'' ve ''Hunt for the Wilderpeople'' ise Yeni Zelanda'nın en iyi filmleri arasında.

Aşağıda Taika Waititi'nin TED konuşmasını bulabilirsiniz.
İyi seyirler






Yeni Zelanda ve Avustralya'da İş Bulmak

Herkese Merhaba,

Yeni Zelanda ve Avustralya dedim, çünkü aynı koşullar ve algı geçerli. Ben Yeni Zelanda'da yaşıyorum ve elbet burayı daha iyi biliyorum ama burada yazılanlar her iki ülke için de işinize yarayabilir.

İş aramak için, hatta iş görüşmeleri için bu ülkelerde bulunmanız gerekmiyor. İş görüşmeleri Skype üzerinden yapılabiliyor. Yoksa bir skype hesabı açıp nasıl kullanılacağını öğrenmekte fayda var.

Benzeyen Yan;
CV ya da resume/özgeçmiş anlayışı içerik olarak sanıyorum oldukça benzerdir Türkiye ile. Kolay okunan, net, açık ve dürüst bilgiler içermeli.

Farklı Yanlar;
Cover Letter - Bilmiyorsanız ya da daha önce duymamışsanız, ''O da nedir, CV'den farkı nedir?'' diye sizi allak bullak edecek cover letter'ın ne olduğunu anladığınızda önemini kabul edeceğiniz, aslında bir işe başvuru mektubudur. Cover letter, hangi işe başvuru yaptığınız, bu iş ilanını nereden duyduğunuz, bu işi niye istediğiniz ve iş hakkında neler bildiğiniz, bu işe ne gibi katkılar sağlayabileceğiniz gibi bilgiler içerir. İnternette pek çok örnekleri bulunuyor.  Google'a ''how to write a cover letter'' diye sorguladığınızda yeterince sonuçla karşılaşacaksınız.

Fotoğraf - Türkiye'deki özgeçmiş örneklerine kıyasla bizi en şaşırtacak olan CV'lerde fotoğraf olmaması olabilir. Bizim CV'lerde fotoğraf olması yanında fotoğrafın ciddi ve iş giysileri, takım elbise ile çekilmiş olması beklenir. İlk yargılar fotoğraf üzerinden verilir. Bu ülkelerde aksine CV'lere fotoğraf konulması, ayrımcılığı, ırkçılığı teşvik edeceği ya da bunlara yol açacağı düşüncesi nedeniyle tercih edilmiyor.

İsim -  Çok uluslu bu ülkelerde pek çok kimse isimlerinin dikkat çekmesi, kolay okunabilmesi gibi sebeplerle kendilerine İngilizce ya da batılı isimler seçiyor, bu seçilen ismi kendi orijinal ismiyle beraber ya da direk kendi isimleri olarak kullanıyorlar. Böyle bir isim değişikliğini genellikle isimlerini telaffuz etmek çok zor olduğundan Asyalılar tercih ediyor, ancak oldukça kişisel tercihle ilgili bir seçenektir. Bana göre çok da gerekli olmayan bir seçenektir. Bilgi olması açısından iletiyorum.

CV , Cover Letter ve İş Görüşmeleri
Bu üç başlığa da iyi hazırlanmak çok önemli. CV ve cover letter hazırlama ve iş görüşmesine hazırlanmak için internette yüzlerce örnek mevcut. Bu konularda YouTube'da pek çok video bulabilirsiniz. İngilizcenizi bunlara çalışırken bile geliştiriyor olacağınızı unutmayın. Aramalarınızı yine ''How to write a CV'' ''How to prepare a CV'' ''How to be prepared for an interview'' gibi yapabilirsiniz.

Bir önceki yazımda ilettiğim gibi TradeMe Yeni Zelanda'da iş de arayabileceğiniz bir kanal. www.trademe.co.nz
www.seek.co.nz hem Yeni Zelanda'da hem de Avustralya'da iş arayabileceğiniz etkili bir web sayfası.
Gumtree sayfasını ben hiç kullanmadım. Bu web sayfası İngiltere'de çok büyükmüş. Avustralya ve Yeni Zelanda'da mevcut ve kullanımda.
Bunlar dışında irili ufaklı başka iş arama siteleri de var. Bunlar özellikle iş alanlarına göre çeşitlilik gösterebiliyor. Örneğin sadece öğretmenlerin iş aradığı education gazette verilebilir.

Ayrıca bir çok başvurunun recruitment agency - iş bulma ajansları tarafından organize edildiğini göreceksiniz. Bu firmalara başvuru yapıldığını fark ettiğinizde recruitment firmasının detaylarını, yetkinliğini araştırmanız faydalı olabilir.

Tabi iş ararken belirli mesleklerin diğer ülkelerde daha çok arandığını göreceksiniz. Örneğin bir bilişim uzmanı, bir mühendis (konusu fark etmez Ziraat Mühendisi, Orman Mühendisi) iş bulma konusunda bir işletmeci, bir öğretmen, bir doktora göre daha avantajlıdır. Yine de her zaman bir yol vardır. İşlerin daha kolay ve zor olması mesleklerinden ziyade, kişilerin dirayetleri, hedefleri ve kararlılıklarına bağlıdır.

Kolay gelsin.

https://www.facebook.com/yenizelandadayasam/
https://www.instagram.com/sevgininfotogunlugu/

10 Mayıs 2016 Salı

Trademe - Alışveriş Sitesi


Trademe Yeni Zelanda'nın en büyük ve gerçek anlamda herşeyi ama herşeyi alıp satabileceğiniz sanal web sitesi. İlk başta Türkiyedeki sahibinden.com'a benzetmiştim. Ancak sanıyorum trademe'nin alanı daha geniş ve kullanıcı oranı daha büyük. Tabi Türkiye, Yeni Zelanda'nın yaklaşık 16 katı fazla nüfusa sahip bu da dengeleri değiştirir. Yine de oransal olarak trademe'nin çok alanda ve çok kişi tarafından kullanıldığını düşünüyorum. Size bilimsel bir detay veremeyeceğim bu yazımda efendim, sadece gözlem böyle :)

Adresi www.trademe.co.nz

Üyelik sistemi ile çalışılıyor. Alış ya da satış yaptığınızda alış veriş yaptığınız kişilerle karşılıklı birbirinize teşekkür ediyor ya da bir şikayetiniz varsa iletiyorsunuz ve tüm bu yazışmalar herkes tarafından gözlenebiliyorlar. Satışlarınızın aldığınız olumlu geri bildirim yüzdesi yaptığınız tekliflerde ya da bir şey satmak istediğinizde bir özet şeklinde hemen isminizin yanında yer alıyor. Tecrübeli alıcı satıcılar bu yüzdeye çok önem veriyorlar ve bu yüzde üzerinden sizin güvenilirliğinizi ölçüyorlar. Alışveriş koşulları ve güvenlik oldukça iyi bir şekilde düzenlenmiş. Bu nedenle web sitesi güvenilirliğini ve yüksek işlem hacmini koruyor.

Bazı kimseler satacakları eşyaları $1 üzerinden açık arttırıma benzer bir şekilde satışa sunuyorlar. Bazılarının bundan amacı hicbir işe yaramayan, atıl durumdaki bir eşyadan kurtulmak, bazıları ise ellerindeki atıl durumdaki bu eşyadan ne elde etseler kardır şeklinde piyasayı test ediyorlar. $1 ile satışa çıkan bir ürün binlerce dolarla alıcıya ulaşabiliyor. Ayrıca $1 ile başlatacağınız bir açık arttırıma ''şu fiyatın altında kalırsa satışı yapma'' anlamına gelen bir rezerve fiyat verebiliyorsunuz. Bu da satışı istediğiniz gibi sonuçlandırmanıza ''bazen'' yardımcı olabiliyor.

Ben bir trademe uzmanı sayılmam ama çok yakın arkadaşlarımın bu internet sitesini keyifle kullandıklarına şahit oluyorum.

Kimisi ürünleri ucuza kapatıp daha sonra daha pahalıya satmaya çalışıyor, kimisi aynı mantığı belli ürünlere yoğunlaşarak yapıyor. Bazısı neye ihtiyacı onu varsa sabırla trademe üzerinden takip ederek, ihtiyacı olan ürünü uygun fiyata bulmuş oluyor.

Ayrıca site ikinci el dışında ticaret yapanların kullanımına da açık.

Ben şahsen bugüne dek denediğim halde hiç satış yapamadım. Buna da pek şaşırmıyorum :) Yaptığım birkaç alım ile ufak bir profilim oluştu. %100 güvenilir bir profil olarak trademe'de varlığımı sürdürüyorum.

Çok sevdiğim kiralık evimi ve ev arkadaşlarımı da trademe aracılığı ile bulduğumu ilave edeyim.

Buralara gelmeyi planlayanlar için çok önemli bir internet sitesidir efendim. Girin, bakın, karıştırın.
Kolay gelsin.


https://www.facebook.com/yenizelandadayasam/
https://www.instagram.com/sevgininfotogunlugu/